01.11.2026Pasinler☼
Pasin Ovası · Erzurum · TürkiyeYerel habercilikte hızlı, anlaşılır ve güvenilir yayın
Pasinlerin Sesi
Tarihin İzindeDadaşın Sesi
◖ SON GELİŞMELER
TÜMÜ →
Ana Sayfa › Köşe Yazıları
REKLAM · HABER DETAY ÜST
· Köşe Yazıları ·

Büyük Hasankale nasıl küçüldü?

Büyük Hasankale nasıl küçüldü?
◷ 5 dk okuma◉ 0 görüntülenmePasinlerin Sesi Haber Merkezi

Bir zamanlar geniş bir coğrafyanın idarî merkezi olan Hasankale, Horasan ve Köprüköy’ün ayrılmasıyla yalnızca toprak kaybetmedi; nüfusu, hizmet alanı, ticari hinterlandı ve bölgesel merkez olma gücü de değişti. Peki bugünkü Pasinler’in ekonomik ve demografik tablosunu anlamak için geçmişte yaşanan bu büyük idarî dönüşüme yeterince bakıyor muyuz?

REKLAM · HABER İÇERİĞİ ARASI
Büyük Hasankale nasıl küçüldü? Horasan ve Köprüköy'ün ayrılması Pasinler'den sadece toprak mı götürdü? Bazen bir şehrin bugün neden bu durumda olduğunu anlayabilmek için bugünün sokaklarına değil, geçmişin haritalarına bakmak gerekir. Çünkü haritalar yalnızca dağları, ovaları, köyleri ve ilçe sınırlarını göstermez; bir şehrin geçmişte sahip olduğu nüfuzu, çevresindeki yerleşimlerle kurduğu ilişkiyi, ekonomik hareket alanını ve zaman içerisinde neleri kaybettiğini de sessizce anlatır. Pasinler'in eski ve yeni haritalarını yan yana koyduğunuzda karşınıza çıkan görüntü de tam olarak budur. Bir tarafta eski Hasankale... Geniş bir coğrafyanın idarî merkezi olan, doğusundaki onlarca köyün yüzünü kendisine çevirdiği, insanların devletle olan işinden alışverişine kadar pek çok ihtiyacını karşılamak üzere geldiği bir merkez. Diğer tarafta bugünkü Pasinler... Sınırları daralmış, doğusunda Horasan ve Köprüköy adında iki ayrı ilçe kurulmuş, geçmişte kendi idarî ve ekonomik hinterlandının içerisinde bulunan geniş bir coğrafyayla arasına yeni idarî merkezler girmiş bir ilçe. İşte Pasinler'in bugününü konuşacaksak, önce bu değişimi konuşmak zorundayız. Önce Horasan gitti Horasan'ın hikâyesi özellikle dikkat çekicidir. Bugün başlı başına bir ilçe olan Horasan, Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde Pasinler'e bağlı idarî yapının içerisindeydi. Horasan Kaymakamlığının kendi tarihçesinde de Horasan'ın Pasinler'e bağlı Zanzak, bugünkü adıyla Akçataş nahiyesinin bir köyü olduğu, 1940 yılında nahiye merkezinin Horasan'a taşındığı ve daha sonra ilçeye dönüştüğü anlatılmaktadır. 4 Aralık 1953 tarihli 6191 sayılı Kanunla Horasan'ın ilçe kurulması kararlaştırıldı ve yeni idarî yapı 1954 döneminde şekillendi. Fakat burada üzerinde durulması gereken mesele yalnızca bir idarî karar değildir. Çünkü Horasan kurulurken küçücük bir yerleşim Pasinler'den ayrılmadı. Dönemin TBMM belgelerinde kurulacak Horasan kazasının bir nahiye ve 62 köyden meydana geleceği, nüfusunun ise yaklaşık 25 bin kişi olacağı belirtiliyordu. Şimdi bu rakamın üzerinde biraz düşünelim. Yaklaşık 25 bin insan... Altmış iki köy... Ve bütün bunların bağlı olduğu geniş bir coğrafya... Bir idarî sınır değiştiğinde kâğıt üzerinde yalnızca çizginin yeri değişir, fakat gerçek hayatta o çizginin arkasında yaşayan insanların devletle, çarşıyla, esnafla ve eski ilçe merkeziyle kurduğu ilişkinin yönü de zaman içerisinde değişir. İşte Pasinler'in kaybını yalnızca kilometrekare hesabıyla okumamak gerekir. Rakamlar bize başka bir şey daha söylüyor 1950 genel nüfus sayımında Pasinler ilçesinin toplam nüfusu 65.125 kişiydi. 1955'e gelindiğinde bu rakam 35.937'ye düşmüştü. Beş yıl içerisindeki fark tam 29.188 kişi. Elbette bu 29.188 kişinin tamamını Horasan'ın ayrılmasına bağlamak tarihî açıdan doğru olmaz; dönemde başka idarî düzenlemeler de söz konusudur. Nitekim konu üzerine yapılan akademik çalışma da nüfus düşüşünü Horasan'ın ilçe yapılmasıyla birlikte diğer idarî değişikliklerle ilişkilendirmektedir. Ancak aynı dönemde yaklaşık 25 bin nüfuslu, 62 köylü yeni bir Horasan ilçesinin kurulmuş olması, Pasinler'in yaşadığı idarî küçülmenin boyutunu anlamamız açısından yeterince çarpıcıdır. Demek ki bugün baktığımız küçük Pasinler haritasını, geçmişteki Pasinler zannederek tarih okumaya kalkarsak büyük bir yanılgıya düşeriz. Sonra Köprüköy ayrıldı Aradan yıllar geçti. Pasinler'in doğusunda bu defa başka bir idarî merkez ortaya çıktı. Köprüköy. İçişleri Bakanlığının il ve ilçe kuruluş kayıtlarına göre Köprüköy, 18 Mayıs 1990 tarihli 3647 sayılı Kanunla ilçe statüsü kazandı. Pasinler İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün tarihçesinde ise Köprüköy'ün 1991 yılında Hasankale'den ayrılarak ilçe olduğu ifade edilmektedir. Dolayısıyla kanunî kuruluş tarihi ile yeni idarî teşkilatın faaliyete geçiş sürecini birbirinden ayırmak gerekir. 1990 nüfus verilerinde Köprüköy'ün toplam nüfusu 19.760 kişi olarak görülmektedir. Bunun 5.890'ı ilçe merkezinde, 13.870'i ise köylerde yaşamaktadır. Bir kez daha Pasinler'in haritasındaki sınır değişti. Fakat yine aynı soruyu sormamız gerekiyor: Sadece sınır mı değişti? Bir ilçe ayrıldığında geride ne kalır? Asıl tartışılması gereken yer burasıdır. Bir köy başka bir ilçeye bağlandığında yalnızca nüfus cetvelindeki rakam bir sütundan diğerine geçmez. İnsanların günlük hareket yönü değişir. Resmî işlemler yeni ilçe merkezinde görülmeye başlanır. Kamu kurumları yeni merkezde teşkilatlanır. Yeni bir kaymakamlık, belediye ve ilçe teşkilatı oluşur. Zaman içerisinde ticaretin ve hizmetlerin bir bölümü de yeni idarî merkezin çevresinde gelişebilir. Dolayısıyla Pasinler'in Horasan ve Köprüköy'ün ayrılmasıyla yaşadığı değişimi yalnızca “toprak kaybetti” cümlesiyle anlatmak bana göre eksik kalır. Mesele kilometrekareden büyüktür. Mesele hinterlanttır. Mesele nüfustur. Mesele merkez olma gücüdür. Ve bütün bunların sonunda mesele ekonomidir. Ancak burada kolaycılığa kaçıp “şu kadar para kaybettik” diye belgesiz rakamlar üretmek de doğru değildir. Pasinler'in ekonomik kaybının gerçek büyüklüğünü söyleyebilmek için dönemin ticaret, tarım, pazar, kamu hizmetleri ve ulaşım verilerinin ayrıca incelenmesi gerekir. Fakat nüfus ve idarî alan bakımından yaşanan değişim ortadadır. Bir zamanlar insanlar Hasankale'ye geliyordu İşte benim üzerinde durduğum nokta tam da burası. Bugün Pasinler'in çarşısının neden eski hareketliliğinde olmadığını, ilçenin neden giderek Erzurum merkezinin gölgesinde kaldığını veya geçmişte sahip olduğu bölgesel ağırlığın neden zayıfladığını konuşurken yalnızca son yirmi-otuz yıla bakamayız. Çünkü Pasinler'in hikâyesi çok daha geriden geliyor. Bir zamanlar geniş bir coğrafyanın idarî merkezi olan Hasankale'nin etrafındaki yerleşimlerin önemli bir bölümü zaman içerisinde başka idarî merkezlere bağlandı. Önce Horasan kendi merkezini oluşturdu. Yıllar sonra Köprüköy kendi merkezini oluşturdu. Ve doğal olarak bu merkezler de zaman içerisinde kendi kamu kurumlarını, kendi esnafını, kendi ticari ilişkilerini ve kendi yerel hayatını geliştirdi. Bunun Horasan'ın veya Köprüköy'ün ilçe yapılmasının yanlış olduğu anlamına geldiğini özellikle söylemiyorum. Bu başka bir tartışmadır. Benim sorduğum soru çok daha basittir: Bu idarî değişikliklerin Pasinler üzerindeki sonuçlarını bugüne kadar gerçekten araştırdık mı? Haritaya bir daha bakın Yazının başındaki iki haritaya tekrar bakmanızı istiyorum. 1940... 2026... İki haritanın arasındaki farkı yalnızca renklerle ayrılmış toprak parçaları olarak görmeyin. O sınırların içerisinde köyler vardı. O köylerde insanlar vardı. O insanların alışveriş yaptığı çarşılar, geldiği pazarlar, kullandığı yollar ve bağlı olduğu bir idarî merkez vardı. Ve o merkezin adı Hasankale'ydi. Bugün Horasan ayrı bir ilçe. Köprüköy ayrı bir ilçe. Pasinler ise kendi sınırları içerisinde hayatına devam ediyor. Fakat tarih bize şunu söylüyor: Bugünkü Pasinler'e bakarak eski Hasankale'nin büyüklüğünü anlayamazsınız. Çünkü eski Hasankale yalnızca bugünkü Pasinler değildi. Bu yüzden Pasinler'in geleceğini konuşmadan önce geçmişte sahip olduğu bölgesel gücün hangi süreçlerle azaldığını, nüfusunun nasıl değiştiğini, ekonomik hinterlandının nasıl daraldığını ve çevresindeki yerleşimlerle ilişkisinin nasıl dönüştüğünü ciddi biçimde araştırmamız gerekiyor. Belki de yıllardır sorduğumuz, “Pasinler neden küçülüyor?” sorusunun cevabını yalnızca bugünün siyasetinde, belediyeciliğinde veya ekonomisinde aradığımız için meselenin yarısını kaçırıyoruz. Çünkü bazı şehirler bir günde küçülmez. Önce sınırları değişir. Sonra nüfusu değişir. Sonra insanların yönü değişir. Ardından ticaretin yönü değişir. Ve yıllar sonra dönüp baktığınızda önünüzde küçülmüş bir şehir görürsünüz. Oysa şehir küçülmeye çok daha önce başlamıştır. Harita sadece bunun sessiz şahididir. Bilgehan Pasinli
OKUR GÖRÜŞLERİ

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.
Hakaret, tehdit, kişisel veri ve spam içeren yorumlar yayımlanmaz.
Bu habere henüz yayımlanmış yorum yok. İlk görüşü siz bırakabilirsiniz.

İlgili Haberler

Aynı kategori veya bölgeden