01.11.2026Pasinler☼
Pasin Ovası · Erzurum · TürkiyeYerel habercilikte hızlı, anlaşılır ve güvenilir yayın
Pasinlerin Sesi
Tarihin İzindeDadaşın Sesi
◖ SON GELİŞMELER
TÜMÜ →
Ana Sayfa › Köşe Yazıları
REKLAM · HABER DETAY ÜST
· Köşe Yazıları ·

Biz Erzurum’dan Gitmek İstemedik, Gitmek Zorunda Kaldık!

Biz Erzurum’dan Gitmek İstemedik, Gitmek Zorunda Kaldık!
◷ 4 dk okuma◉ 0 görüntülenmePasinlerin Sesi Haber Merkezi

Erzurum dışında kazanılan başarılar gurur veriyor; ancak bu başarılar, insanları memleketlerinden ayrılmaya zorlayan nedenleri unutturmamalı. Hikmet Ergün, göçün ardındaki geçim ve gelecek kaygısına dikkat çekerek soruyor: “Biz gittik, peki bizden sonra gelenler neden gitmek zorunda kalsın?”

REKLAM · HABER İÇERİĞİ ARASI

Hikmet Ergün

Göçü başarı hikâyesi olarak anlatmadan önce, insanları memleketlerinden koparan nedenleri konuşalım.

Bir şehrin yetiştirdiği insanların başka şehirlerde, hatta başka ülkelerde önemli makamlara gelmesi elbette gurur vericidir. Erzurumlu bir iş insanının İstanbul’da fabrikalar kurması, bir akademisyenin üniversitelerde önemli görevler üstlenmesi, bir hemşehrimizin siyasette söz sahibi olması hepimiz için kıymetlidir.

Ancak birbirinden farklı iki meseleyi birbirine karıştırmamak gerekiyor: Erzurumlu insanların başka şehirlerde başarılı olması başka, Erzurum’un göç vermesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirmek bambaşka bir meseledir.

Bizler Erzurum’dan keyfimizden ayrılmadık.

Doğduğumuz, büyüdüğümüz, çocukluğumuzu geçirdiğimiz, ailemizin ve anılarımızın bulunduğu toprakları geride bırakmak kolay mıydı?

Elbette değildi.

Ama insanın bir hayat kurabilmesi, ailesinin geçimini sağlayabilmesi, çocuklarına gelecek hazırlayabilmesi gerekiyor. İş imkânı bulamıyorsa, emeğinin karşılığını alamıyorsa, geçim şartları giderek ağırlaşıyorsa insan ne yapacak?

Mecburen doğup büyüdüğü topraklardan ayrılacak.

Erzurum dışında yaşayan nice hemşehrimizin hikâyesinde bu mecburiyetin izleri var. Geride bırakılan bir ev, uzak kalınan bir aile, bayramdan bayrama görülebilen akrabalar… Başka bir şehirde kurulan hayatın ardında, çoğu zaman anlatılmayan bir ayrılık hikâyesi bulunuyor.

Şimdi soruyorum: Bizim başka şehirlerde elde ettiğimiz başarılarla övünürken, o başarıların hangi şartlarda ve hangi mecburiyetler sonucunda ortaya çıktığını neden yeterince konuşmuyoruz?

Bir Erzurumlu İstanbul’da milletvekili olabilir. Bir başkası Bursa’da iş insanı, Ankara’da bürokrat, İzmir’de akademisyen olabilir. Bunlar elbette gurur duyulacak gelişmelerdir.

Peki, bu insanlar kendi memleketlerinde neden aynı imkânlara sahip olamıyor?

Neden Erzurum’un yetiştirdiği gençler, eğitimlerini tamamladıktan sonra geleceklerini başka şehirlerde aramak zorunda kalıyor?

Neden Erzurum’un insan kaynağı başka şehirlerin kalkınmasına katkı sağlarken kendi memleketinin kalkınmasında aynı ölçüde değerlendirilemiyor?

Bunları sormak Erzurum’un geleceğini önemsemektir. Memleket sevgisi, yalnızca güzel sözler söylemekle gösterilmez. Eksikleri görmek, sorumlulukları hatırlatmak ve çözüm istemek de o sevginin gereğidir.

Yıllardır aynı ihtiyaçları dile getiriyoruz.

Erzurum’a yatırım gerekiyor diyoruz. İstihdam gerekiyor diyoruz. Üretim tesisleri kurulmalı, gençlere iş imkânı sağlanmalı, ulaşım sorunları çözülmeli, şehir ekonomik ve sosyal anlamda güçlendirilmeli diyoruz.

Peki, bütün bu sözler insanların hayatında ne ölçüde karşılık buluyor?

Siyasetçiler açıklamalar yapıyor, bürokratlar toplantılar düzenliyor, iş dünyası değerlendirmelerde bulunuyor, sivil toplum kuruluşları bir araya geliyor. Herkes Erzurum’un kalkınmasını istediğini söylüyor.

Ancak geçim derdi yaşayan bir aile için asıl ölçü, yapılan açıklamaların sayısı değildir. O ailenin evine düzenli gelir girip girmediğidir. Mezun olan bir genç için asıl mesele, toplantıların başlığı değildir. Kendi şehrinde çalışabileceği bir iş bulup bulamadığıdır.

Elbette Erzurum’un bütün sorunlarını tek bir kişinin veya kurumun çözmesini bekleyemeyiz. Ancak sorumluluk makamında bulunan herkesin, kendi yetki ve imkânları ölçüsünde ne yaptığını sormak zorundayız.

Kaç kalıcı istihdam oluşturuldu?

Kaç üretim tesisi Erzurum’a kazandırıldı?

Gençlerin başka şehirlere gitmek zorunda kalmasını önlemek için hangi projeler hayata geçirildi?

Göç eden nitelikli insanların memleketlerine dönmesini mümkün kılacak hangi ekonomik şartlar oluşturuldu?

Bu soruların karşılığı, ölçülebilir sonuçlar olmalıdır.

Hangi projenin ne zaman tamamlanacağı, kaç kişiye iş sağlayacağı, hangi ihtiyacı karşılayacağı açıkça ortaya konulmalıdır. Erzurum’un geleceği için verilen sözlerin takibini yapmak, bu şehirde yaşayanların da uzakta olup memleketini önemseyenlerin de hakkıdır.

Ben bugün Erzurum’da yaşamıyorum. Yıllar önce kendi hayatımı kurmak, geçimimi sağlamak ve geleceğimi oluşturmak için başka bir şehre geldim. Bugün de kendi hayat mücadelemi sürdürüyorum.

Erzurum’a dönmek gibi bir beklentim veya kişisel bir hesabım yok. Ama bu, memleketimde yaşananlara kayıtsız kalacağım anlamına gelmez.

Çünkü mesele yalnızca bizim kuşağımızın meselesi değil.

Biz yaşadık, biz gördük, biz göç etmek zorunda kaldık. İstiyoruz ki bizden sonraki nesiller aynı mecburiyetleri yaşamasın.

Erzurum’da doğan bir genç, kendi memleketinde de hayallerini gerçekleştirebilsin. Eğitimini tamamladığında önünde seçenekleri olsun. Ailesinin yanında kalmak istediğinde, bunun bedelini işsizlikle veya gelecek kaygısıyla ödemesin.

Elbette isteyen başka şehirlere gitsin, dünyayı görsün, farklı yerlerde çalışsın. Ancak gidişi bir tercih olsun. Kalmak isteyenin de insanca yaşayabileceği şartlar bulunsun.

Bir şehir, yetiştirdiği insanların başka yerlerde kazandığı başarıların yanında, kendi insanına sunduğu yaşam ve gelecek imkânlarıyla da değerlendirilmelidir.

Biz Erzurumlu hemşehrilerimizin başka şehirlerdeki başarılarıyla gurur duyuyoruz. Ancak insanlarımızın geçim kaygısıyla memleketinden ayrılmak zorunda kalmasında gurur duyulacak bir taraf göremiyoruz.

Artık göçü başarı hikâyesi olarak anlatmadan önce, insanları memleketlerinden koparan nedenleri konuşalım. Başarıya ulaşanların hikâyelerini dinlerken, kalmak isteyip de kalamayanların sesini de duyalım.

Çünkü bizim derdimiz, gelecek nesillerin aynı mecburiyetleri yaşamasını önlemektir.

Erzurum’un daha fazla açıklamaya değil, artık somut adımlara ihtiyacı var.

Ve bugün cevap bekleyen soru hâlâ önümüzde duruyor:

Biz gittik, peki bizden sonra gelenler neden gitmek zorunda kalsın?






OKUR GÖRÜŞLERİ

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.
Hakaret, tehdit, kişisel veri ve spam içeren yorumlar yayımlanmaz.
Bu habere henüz yayımlanmış yorum yok. İlk görüşü siz bırakabilirsiniz.

İlgili Haberler

Aynı kategori veya bölgeden