Hasankale'yi Peki Hasankale Ne İstiyor?

◷ 2 dk okuma◉ 0 görüntülenmePasinlerin Sesi Haber Merkezi
Dünden beri kafamda tek bir soru dönüp duruyor. Yıllardır Hasankale’yi nasıl daha yaşanabilir, daha güçlü, daha müreffeh bir yer haline getirebiliriz diye konuşuyoruz…
REKLAM · HABER İÇERİĞİ ARASI
Dünden beri kafamda tek bir soru dönüp duruyor.
Yıllardır Hasankale’yi nasıl daha yaşanabilir, daha güçlü, daha müreffeh bir yer haline getirebiliriz diye konuşuyoruz.
Akademisyenler konuştuk.
İş insanları konuştuk.
Siyasetçiler konuştuk.
Yöneticiler konuştuk.
STK’lar konuştuk.
Ben de yıllardır yazıyorum, konuşuyorum, fikirler ortaya koyuyorum.
Ama bugün dönüp kendime şu soruyu soruyorum:
Biz bütün bunları konuşurken Hasankaleliye ne kadar sorduk?
Çünkü galiba hep yukarıdan aşağıya baktık.
“Turizm geliştirilmeli.”
“Kaplıcalar değerlendirilmeli.”
“Tarım canlandırılmalı.”
“Ticaret hareketlenmeli.”
“Gençlere iş imkânı yaratılmalı.”
“Şu proje yapılmalı, bu yatırım getirilmeli…”
Bunların hepsi konuşulabilir.
Ama bunlardan önce sorulması gereken çok daha basit bir soru var:
Hasankaleli bugün ne istiyor?
Esnafın gerçek derdi ne?
Çiftçinin derdi ne?
Gencin gelecekle ilgili düşüncesi ne?
Anne-babanın çocuğuyla ilgili kaygısı ne?
İnsanlar neden başka yerlere gidiyor?
Burada yaşamak isteyen bir insanın önündeki en büyük engel ne?
Ve en önemlisi…
Bir Hasankalelinin “Ben burada geleceğimi görüyorum” diyebilmesi için ne gerekiyor?
Belki de yıllardır yanlış soruların peşinden gittik.
Hasankale’yi nasıl kalkındırırız diye düşündük ama önce Hasankalelinin nasıl yaşadığını yeterince dinlemedik.
Ben de bunun dışında değilim.
Yıllardır Hasankale için yazan, konuşan biri olarak bugün kendime de bu eleştiriyi yapıyorum.
Belki de artık Hasankale hakkında konuşmaktan önce, Hasankaleliyi dinlememiz gerekiyor.
Çünkü bir insanın günlük hayatına dokunmayan, onun derdine çare olmayan hiçbir büyük proje tek başına kalkınma değildir.
O yüzden Hasankale için yeniden bir masa kurulacaksa, o masanın ilk konusu “Kim ne yapacak?” olmamalı.
İlk soru şu olmalı:
“Halk ne istiyor?”
Önce halk konuşmalı.
Sonra akademisyen dinlemeli.
İş insanı dinlemeli.
Yönetici dinlemeli.
Siyasetçi dinlemeli.
STK dinlemeli.
Ve ondan sonra herkes kendisine şu soruyu sormalı:
“Ben bu sorun için ne yapabilirim?”
Çünkü Hasankale’ye herkesin geri dönmesi gerekmiyor.
Ama Hasankale için herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır.
Kimi bilgisiyle katkı verir, kimi yatırımıyla, kimi bağlantısıyla, kimi emeğiyle, kimi de sadece doğru insanları bir araya getirerek.
Artık birbirimizi suçlamak yerine birbirimizi dinlememiz gerekiyor.
Kim samimi, kim değil?
Bunu da sözlerle tartışmayalım.
İşin sonunda ortaya ne koyduğumuza bakalım.
Belki de Hasankale’nin bugün en çok ihtiyacı olan şey yeni bir suçlu bulmak değil.
Yeni bir tartışma da değil.
Belki ihtiyacımız olan şey çok daha basit:
Halkın konuştuğu, diğer herkesin dinlediği bir Hasankale.
Çünkü Hasankale sadece siyasetçinin, yöneticinin, akademisyenin, iş insanının veya STK’nın memleketi değil.
Hasankale, önce orada yaşayan insanların memleketidir.
Ve galiba artık Hasankale hakkında konuşmadan önce yapılması gereken ilk şey belli:
Hasankaleliye sormak.
“Sen ne istiyorsun?”